16 Ocak 2013 Çarşamba

Küçük İstavritin Öyküsü

Küçük istavrit yiyecek bir sey sanip
Hizla atildi çapariye
Önce müthis bir aci duydu dudaginda
Gümbür gümbür oldu yüregi
Sonra hızla çekildi yukarıya

Aslında hep merak etmisti
Denizlerin üstünü
Neye benzerdi acep gökyüzü
Bir yanda büyük bir merak
Bir yanda ölüm korkusu

`Dudagi yarıklar` denir, sanslidir onlar
Hani görüp de gökyüzünü, insani
Oltadan son anda kurtulanlar
Ne çare balikçinin parmaklari
Hoyratça kavradi onu
Küçük istavrit anladi yolun sonu

Koca denizlere sigmazdi yüregi
Oysa simdi yüzerken
Küçücük yesil legende
Cansiz uzanivermis dostlarina
Degiyordu minik yüregi

Insanlar gelip geçtiler önünden
Bir kedi yalanarak bakti gözünün içine
Yavasça karardi dünya
Basi da dönüyordu
Son bir kez düsündü derin maviyi
Beyaz mercani bir de yesil yosunu

Iste tam o sirada egilip aldim onu
Yürüdüm deniz kenarina
Bir öpücük kondurdum basina
Iki damla gözyasindan ibaret
Sade bir törenle saldim denizin sularina

Bir an öylece bakakaldi
Sonra sevinçle dibe daldi
Gitti, tüm kederimi söküp atarak
Tesekkürü de ihmal etmemisti
Birkaç degerli pulunu elime avuçlarima birakarak

Balikçi ve kedi saskin baktilar yüzüme
Sorar gibiydiler, neden yaptin bunu diye
`BIR GÜN` dedim `BULURSAM KENDIMI
YESIL LEGENDEKI KÜÇÜK ISTAVRIT KADAR ÇARESIZ
SON ANA KADAR HEP BIR UMUDUM OLSUN DIYE`

SERDAR SIRALAR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder